OFAC yaptırımları, ABD Hazine Bakanlığı tarafından yürütülen ekonomik ve ticari kısıtlamalardır. Türkiye’deki bir şirketin her işlemi otomatik olarak OFAC kurallarına tabi değildir. Bununla birlikte taraflar, ödeme sistemi, işlem konusu ve ilgili yaptırım programı nedeniyle ABD yaptırımları somut bir işlem üzerinde etkili olabilir.
OFAC yaptırımları tek tip değildir
OFAC bazı programlarda geniş kapsamlı ülke veya bölge kısıtlamaları, bazılarında ise belirli kişi ve kuruluşlara yönelik hedefli tedbirler uygular. Ayrıca SDN listesi dışındaki listelerde farklı yasak ve sınırlamalar bulunabilir. Bu yüzden yalnızca bir ülke adına veya tek bir liste taramasına dayanarak “işlem serbesttir” ya da “işlem yasaktır” sonucu çıkarılmamalıdır.
Türkiye’de faaliyet gösterenler hangi risklere bakmalı?
- İşlem taraflarının OFAC listelerinde yer alıp almadığı;
- Listede olmayan şirketlerin bloke kişilere ait doğrudan veya dolaylı ortaklık oranları;
- Ödemede ABD bankası ya da ABD finans sistemi bağlantısı;
- Mal, hizmet ve varış yeri için programa özgü yasaklar, lisanslar ve istisnalar;
- ABD dışındaki kişiler bakımından ilgili programda ikincil yaptırım riski bulunup bulunmadığı.
OFAC’ın yüzde 50 kuralı uyarınca, bloke kişilerin bir şirkette toplam doğrudan veya dolaylı sahipliği yüzde 50 veya daha fazlaysa şirketin adı ayrıca listede olmasa da bloke statüsü gündeme gelebilir. Buna karşılık yalnızca isim benzerliği gerçek bir liste eşleşmesini kanıtlamaz; kimlik ve şirket bilgilerinin karşılaştırılması gerekir.
Uyum süreci nasıl kurulabilir?
İşlem öncesi taraf ve ortaklık taraması, belgelerin saklanması ve ödeme akışının anlaşılması temel adımlardır. Bir risk işareti görülürse ilgili yaptırım programının güncel metni, genel lisanslar ve OFAC açıklamaları incelenmelidir. Gerekli hallerde uzman hukuki görüş veya OFAC’tan özel lisans değerlendirmesi gündeme gelebilir. Uygun yaklaşım, faaliyet alanına ve işlem zincirine göre değişir.
Türkiye’de OFAC yaptırımları doğrudan uygulanır mı?
OFAC, ABD hukukuna dayalı yaptırımları yönetir. Türkiye’de kurulmuş bir şirketin tüm faaliyetleri sırf Türkiye’de bulunduğu için OFAC yasağına dönüşmez. Buna karşılık ABD kişileriyle yapılan işlemler, ABD finans sistemi üzerinden geçen ödemeler, ABD menşeli unsurlar veya ilgili programa özgü ikincil yaptırım hükümleri değerlendirmeyi değiştirebilir. Uygulanabilirlik sorusu taraf, işlem ve program bazında yanıtlanmalıdır. Türk hukukundaki yükümlülükler de ayrıca incelenmelidir; iki sistemin kapsamı aynı kabul edilmemelidir.
Örneğin Türkiye’de iki şirket arasındaki sözleşme bir Türk hukuku sorunu doğurabilir. Fakat ödeme ABD bankasına uğruyorsa banka farklı bir yaptırım kontrolü yapmak zorunda kalabilir. Sözleşmenin ifası ile ödemenin gerçekleşmesi bu yüzden ayrı başlıklardır. Sitedeki yabancı alacakların Türkiye’de tahsili yazısı alacak yollarını, bu yazı ise yaptırım çerçevesini açıklar.
OFAC listeleri arasında ne fark var?
SDN List, bloke edilmiş kişi ve kuruluşları içerir. OFAC’ın diğer listelerinde farklı hukuki sınırlamalar yer alabilir. Bir isim arama sonucuna ulaşınca ilk yapılacak iş, kaydın hangi listede olduğunu ve hangi program koduyla ilişkilendirildiğini belirlemektir. Aynı soyadın görünmesi, kişinin gerçekten listelendiği anlamına gelmez. OFAC arama aracı benzer yazılışları da bulabildiğinden doğum tarihi, adres, kayıt numarası ve takma ad gibi verilerle doğrulama yapılmalıdır.
İşlem türüne göre temel kontrol noktaları
| İşlem | Başlıca soru | İncelenecek kayıt |
|---|---|---|
| İhracat veya ithalat | Taraf, ürün ve varış yeri kısıtlı mı? | Sözleşme, gümrük ve sevkiyat belgeleri |
| Uluslararası ödeme | Ödeme zincirinde ABD bağlantısı veya bloke taraf var mı? | Banka yazısı ve ödeme mesajı |
| Ortaklık veya yatırım | Bloke kişilerin toplam sahipliği yüzde 50’ye ulaşıyor mu? | Ticaret sicili ve ortaklık şeması |
| Alacak tahsili | Tahsil yöntemi yaptırım kısıtıyla çatışıyor mu? | Alacak belgeleri ve ödeme planı |
Yüzde 50 kuralının pratik önemi
OFAC’a göre bir veya birden fazla bloke kişinin doğrudan ya da dolaylı toplam yüzde 50 veya daha fazla sahip olduğu kuruluş da bloke sayılabilir. Bu kuruluşun adının ayrıca SDN listesinde görünmesi gerekmez. Sahiplik oranı alt şirketler üzerinden hesaplandığında ortaklık zinciri dikkatle incelenir. Sadece yönetim kontrolü, yüzde 50 kuralına göre kendiliğinden bloke statüsü yaratmaz; ancak başka yaptırım gerekçeleri ve somut işlem ilişkileri araştırılmalıdır.
Özellikle tekrar eden ticarette, her yeni sipariş için tarafların ve ortakların güncel durumuna bakılması gerekir. Önceki bir işlemde sorun yaşanmamış olması, yeni işlem için otomatik güvence sağlamaz. Kurallar, listeler ve ödeme zinciri değişebileceğinden kararın tarihi ve yazılı ve belgeli gerekçesi de ayrıca önem taşır.
Bu nedenle bir Türk şirketinin karşı tarafın yalnızca ticari unvanını sorgulaması yeterli değildir. Nihai faydalanıcı bilgisi, pay değişiklikleri ve farklı ülkelerdeki ara şirketler kayda alınmalıdır. Şirketler hukuku bakımından yapılan ortaklık incelemesi, yaptırım riskinin anlaşılmasına da yardımcı olur.
İran ve Rusya bağlantılı işlemler
İran ve Rusya bağlantılı işlemler için tek bir genel sonuç üretilemez. İlgili program, taraflar, mal ve hizmet, ödeme tarihi ve geçerli lisanslar önemlidir. İran bağlantılı bir alacağın hukuken varlığı ile tahsilatın hangi kanaldan yapılabileceği farklı sorulardır. İran’daki ticari alacaklar ve Rusya’daki alacaklar hakkındaki yazılar, Türk hukukundaki takip boyutunu ayrıca ele alır.
Uyum kontrolü nasıl belgelenir?
İşlemden önce tarama yapılması kadar, taramanın nasıl yapıldığının kaydedilmesi de önemlidir. Kullanılan liste tarihi, aranan tam unvan ve alternatif adlar, bulunan olası eşleşmeler, bunların neden doğru veya yanlış eşleşme sayıldığı ve karar veren kişi dosyada görünmelidir. Yaptırım listeleri ve genel lisanslar değişebileceğinden devam eden işlemler yeniden gözden geçirilmelidir.
OFAC’ın uyum çerçevesi; yönetim desteği, risk değerlendirmesi, iç kontroller, test ve denetim ile eğitim bileşenlerini sayar. Türkiye’de faaliyet gösteren bir işletme, faaliyetinin niteliğine göre bu yaklaşımı kendi süreçlerine uyarlayabilir. Bu çerçeve her işlemin otomatik olarak ABD hukukuna tabi olduğu anlamına gelmez; uygun riskleri erken tespit etmeye yarar.
Ödeme bekletilirse ne yapılır?
Ödeme bekletilmesi halinde bankanın talep ettiği belgeler ve varsa yazılı açıklaması alınmalıdır. Bir tarafın gerçekten listelenmesi, ortaklık nedeniyle bloke sayılması, eksik kimlik bilgisi veya bankanın iç politikası birbirinden ayrılmalıdır. Belgeler tamamlandıktan sonra uygulanabilir yasak, lisans ve olası başvuru seçenekleri incelenir. Durum açıklığa kavuşmadan farklı bir aracı veya ödeme kanalı kullanılması yeni hukuki riskler doğurabilir.
Bir risk işareti görüldüğünde karar sırası
İlk adım işlemi ve tarafları açık biçimde tanımlamaktır. Ardından liste sonucunun gerçek eşleşme olup olmadığı doğrulanır. Üçüncü aşamada ilgili yaptırım programının yasak, istisna ve lisans hükümleri okunur. Son olarak ödeme, teslimat ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler birlikte değerlendirilir. Bu sıra, yanlış bir isim eşleşmesi yüzünden gereksiz gecikmeyi de gerçek bir kısıtın gözden kaçmasını da azaltır. Her aşamada hangi bilginin kesin, hangisinin doğrulanmayı beklediği yazılmalıdır.
Türk hukukuyla bağlantı neden ayrı tutulur?
Türk hukukunda bir alacağın talep edilebilir olması, uluslararası bankacılık kanalında ödemenin sorunsuz işleneceğini garanti etmez. Aynı şekilde OFAC bakımından bir lisans olasılığı bulunması, Türk hukukundaki sözleşme, icra, vergi veya gümrük yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. İşlem tarafları, uyuşmazlık çıkmadan önce hem sözleşme ifasını hem tahsil yöntemini planlamalıdır. Gerekirse yaptırım analizi ile Türk hukukundaki dava veya icra stratejisi aynı dosyada fakat ayrı gerekçelerle kurulmalıdır.
İşlem belgeleri güncel tutulduğunda hukuki değerlendirme sağlam olur.
Bu içerik genel bilgilendirmedir; Türk hukukundaki yükümlülükler ile ABD yaptırımlarının uygulanması ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Düzenli işlem yapan şirketler, yeni bir müşteri veya tedarikçi eklendiğinde ilk taramayı tekrarlamalıdır. Ortaklık değişikliği, farklı banka kullanımı veya teslim yerinin değişmesi önceki değerlendirmenin dayanağını etkileyebilir. Bu nedenle işlem dosyasında yalnızca sonuç değil, sonuca götüren belgeler de bulunmalıdır. Uyuşmazlık çıkarsa sözleşme tarihi, ödeme talimatı ve yazışmalar birlikte incelenerek hangi adımın neden atıldığı kolay ve tutarlı biçimde açıklanabilir. Belgelerin tarihleri önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye’deki her şirket OFAC yaptırımlarına tabi midir?
Hayır. Uygulanabilirlik, ABD bağlantısı, taraflar, faaliyet ve ilgili programa göre incelenir. Bazı programlarda ABD dışındaki kişiler bakımından da risk doğabilir.
SDN listesinde ad çıkmaması yeterli mi?
Hayır. Diğer listeler, yüzde 50 sahiplik kuralı ve programa özgü kısıtlar da gözden geçirilmelidir.
ABD dolarıyla ödeme yapmak tek başına yasak anlamına gelir mi?
Hayır. Ödeme kanalı önemli bir olgudur; yasak olup olmadığı işlemin tarafları ve uygulanabilir kurallarla birlikte belirlenir.
Banka ret kararı OFAC kararı mıdır?
Her zaman değil. Banka kendi risk politikasıyla da işlem yapmayabilir. Gerekçe ve belgeler görülmeden kesin sonuç çıkarılamaz.
Genel lisans varsa başvuru gerekir mi?
Genel lisansın şartlarını eksiksiz sağlayan işlemler için ayrıca özel lisans gerekmeyebilir. Şartlar ve raporlama yükümlülükleri kontrol edilmelidir.
