Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Türkiye, coğrafi konumu, yoğun liman trafiği ve uluslararası deniz ticaretindeki stratejik rolü nedeniyle
gemi tutuklaması (gemi haczi)
uygulamalarının sıkça gündeme geldiği ülkelerden biridir. Hem Türk gemi sahipleri ve alacaklılar hem de yabancı
armatörler, sigorta şirketleri ve denizcilik firmaları açısından Türkiye’de gemi tutuklaması sürecinin doğru
anlaşılması büyük önem taşır. Bu konu, yalnızca uluslararası ticaret yapan yabancıları değil; Türkiye’de faaliyet
gösteren yerli denizcilik aktörlerini de yakından ilgilendiren teknik ve hukuki bir alandır.

Gemi Tutuklaması Nedir?

Gemi tutuklaması, denizden doğan belirli bir alacağın güvence altına alınması amacıyla, geminin seferden men edilmesi
ve limanda alıkonulmasıdır. Türk hukukunda gemi tutuklaması çoğu zaman
ihtiyati haciz
yoluyla uygulanır ve alacaklının haklarını korumaya yönelik geçici bir hukuki tedbirdir.

Bu uygulama sayesinde alacaklı; geminin ülkeyi terk etmesini engelleyerek, ileride açılacak dava veya icra takibi
sonucunda alacağını tahsil etme imkânını güvence altına alır. Gemi tutuklaması, hem Türk bayraklı hem de yabancı
bayraklı gemiler bakımından Türkiye limanlarında mümkündür.

Türkiye’de Gemi Tutuklamasının Hukuki Dayanağı

Türkiye’de gemi tutuklamasına ilişkin temel düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu’nda yer almakla birlikte, uygulamada
uluslararası denizcilik hukukunun etkisi büyüktür. Deniz alacaklarının niteliği, geminin bayrağı, tutuklamanın
yapılacağı liman ve tarafların statüsü, sürecin hukuki çerçevesini doğrudan etkiler.

Türk mahkemeleri, deniz ticaretinden doğan alacaklar bakımından yetkili olup; usulüne uygun başvurularla kısa süre
içinde gemi tutuklaması kararı verebilmektedir. Bu durum, Türkiye’yi hem yerli hem de yabancı alacaklılar açısından
etkin bir hukuk merkezi hâline getirmiştir.

Gemi Tutuklamasına Konu Olabilecek Deniz Alacakları

Her alacak gemi tutuklamasına konu olamaz. Deniz hukukunda,
deniz alacağı
olarak kabul edilen belirli alacak türleri bu kapsamdadır. Bunlar arasında en sık karşılaşılanlar şunlardır:

  • Navlun ve taşıma ücretleri

  • Gemi adamı ücretleri

  • Çatma ve deniz kazalarından doğan tazminatlar

  • Yük hasarı ve kaybı

  • Liman, rıhtım ve kılavuzluk ücretleri

  • Gemi onarım ve bakım alacakları

  • Deniz sigortasından kaynaklanan rücu alacakları

Bu alacakların varlığı hâlinde, alacaklı taraf geminin tutuklanmasını talep edebilir.

Türkiye’de Gemi Tutuklaması Süreci Nasıl İşler?

Gemi tutuklaması süreci, hızlı ve teknik bir işleyişe sahiptir. Süreç genel olarak şu adımlardan oluşur:

  • Deniz alacağının hukuken tespit edilmesi

  • Yetkili Türk mahkemesine başvuru yapılması

  • Gerekli teminatların sunulması

  • Mahkeme kararıyla geminin limanda tutuklanması

Bu aşamaların her biri, usul hatasına yer vermeyecek şekilde yürütülmelidir. Aksi hâlde tutuklama talebi
reddedilebilir veya karşı tarafın itirazı sonucunda tutuklama kaldırılabilir.

Türk Gemi Sahipleri Açısından Gemi Tutuklaması

Gemi tutuklaması yalnızca alacaklılar açısından değil,
gemi sahipleri
bakımından da ciddi sonuçlar doğurur. Tutuklanan bir geminin sefer yapamaması; navlun kaybı, ticari itibar zedelenmesi
ve sözleşmesel cezalar gibi önemli mali riskler yaratabilir.

Bu nedenle Türk gemi sahipleri, gemi tutuklamasıyla karşılaştıklarında;

  • Tutuklamanın hukuka uygun olup olmadığını

  • Deniz alacağının gerçekten mevcut olup olmadığını

  • Teminat gösterilerek tutuklamanın kaldırılıp kaldırılamayacağını

derhâl değerlendirmeli ve hukuki süreci profesyonel şekilde yönetmelidir.

Yabancı Unsurlu Gemi Tutuklamaları

Türkiye limanlarında yabancı bayraklı gemilerin tutuklanması uygulamada oldukça yaygındır. Uluslararası ticaret yapan
yabancı şirketler açısından, Türk hukuk sistemi ve yargılama usulleri çoğu zaman karmaşık görünebilir. Ancak aynı
şekilde, yabancı alacaklılar da Türkiye’de gemi tutuklaması yoluyla alacaklarını güvence altına alabilmektedir.

Bu noktada hem yerli hem de yabancı taraflar için ortak ihtiyaç; süreci bilen, deniz hukukunda deneyimli bir avukatla
çalışmaktır. Çünkü yanlış atılan bir adım, ciddi zaman ve hak kayıplarına yol açabilir.

Gemi Tutuklamasında İtiraz ve Tutuklamanın Kaldırılması

Gemi tutuklaması kararı kesin nitelikte değildir. Gemi sahibi veya ilgili taraflar;

  • Deniz alacağının bulunmadığı

  • Yetki veya usul hatası olduğu

  • Yeterli teminat sunulduğu

gibi gerekçelerle tutuklamaya itiraz edebilir. Mahkeme, sunulan deliller ve teminat durumuna göre tutuklamanın
devamına veya kaldırılmasına karar verir. Bu aşama, hukuki bilgi kadar stratejik yaklaşım da gerektirir.

Türkiye’de Gemi Tutuklamasında Avukatın Önemi

Gemi tutuklaması, deniz hukukunun en teknik ve hızlı müdahale gerektiren alanlarından biridir. Yanlış yapılan bir
başvuru alacaklının hak kaybına; eksik savunma ise gemi sahibinin ciddi zararlara uğramasına neden olabilir. Bu
nedenle süreç, alanında uzman bir deniz hukuku avukatı tarafından yürütülmelidir.

Bu kapsamda
Avukat Esra Aslan
, Türkiye’de gemi tutuklaması ve deniz alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda; hem Türk hem de yabancı müvekkiller için
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktadır. Uyuşmazlığın niteliğine göre, sürecin en başından itibaren
doğru bir hukuki yol haritası oluşturulması hedeflenir.

Gemi Tutuklamasında Doğru Hukuki Strateji

Gemi tutuklaması, deniz ticaretinin doğal risklerinden biridir. Alacaklı açısından güçlü bir güvence, gemi sahibi
açısından ise dikkatle yönetilmesi gereken bir kriz sürecidir. Türkiye’de bu sürecin başarıyla yürütülmesi; hukuki
bilgi, sektör deneyimi ve doğru zamanlama gerektirir. Bu nedenle gemi tutuklamasına ilişkin bir durum söz konusu
olduğunda, erken aşamada profesyonel hukuki destek almak, hem yerli hem de yabancı taraflar için en sağlıklı yaklaşım
olacaktır.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Türkiye’de gemi tutuklaması ne kadar sürede gerçekleşir?

Usulüne uygun yapılan başvurularda, mahkemeler çoğu zaman kısa süre içinde karar verebilir. Süre; liman, mahkeme
yoğunluğu ve dosyanın içeriğine göre değişiklik gösterebilir.

Yabancı bayraklı bir gemi Türkiye’de tutuklanabilir mi?

Evet. Deniz alacağı mevcutsa, yabancı bayraklı gemiler de Türkiye limanlarında tutuklanabilir.

Gemi tutuklaması için dava açmak şart mı?

Hayır. Gemi tutuklaması çoğu zaman dava açılmadan önce ihtiyati haciz yoluyla uygulanır. Ancak tutuklamadan sonra esas
davanın açılması gerekir.

Gemi sahibi tutuklamayı nasıl kaldırabilir?

Gemi sahibi, mahkemenin kabul edeceği uygun bir teminat sunarak veya hukuki itiraz yoluyla tutuklamanın kaldırılmasını
talep edebilir.

Türk gemi sahipleri de gemi tutuklamasına maruz kalabilir mi?

Evet. Deniz alacağı mevcutsa, Türk bayraklı gemiler için de tutuklama uygulanabilir.

Gemi tutuklamasında avukatla çalışmak zorunlu mudur?

Zorunlu olmamakla birlikte, sürecin teknik yapısı nedeniyle deniz hukukunda uzman bir avukatla çalışmak ciddi avantaj
sağlar.

Leave a comment